Dünya Kadınlar Günü

Dünya Kadınlar Günü
Dünya Kadınlar Günü

 Kadınların haklarını ve özgürlüklerini elde etmesi, sesini duyurması hiç kolay olmadı… Bu yazımızda dünya kadınlar gününün ne zaman kutlandığına, kadının önemine, dünya kadınlar gününün tarihine, dünya kadınlar gününün neden kutlandığına, dünya kadınının haklarına ve eşitliğinin önemine dair pek çok önemli başlıkta birçok önemli sorunun detaylı ve özgün cevabına ulaşacaksınız.

KADINLAR GÜNÜ NE ZAMAN

Birleşmiş milletler tarafından 8 Mart tarihinde belirlenmiş olan kadınlar günü her sene tüm dünyada ve ülkemizde kutlanan özel günlerden biridir. Kadının evrensel insan hakları beyannamesi gereğince özgürlüğünün tamamen sağlanması adına talep günüdür. Dünya genelinde kadının hakları ve güvencesi için siyasi anlamda tarihte birçok eylem bulunur. Kadının ikinci sınıf cinsiyet olduğu toplumlarda ve dönemlerde pek çok eylem gerçekleşmiştir. Kadın için gerçekleşen pek çok olayın eylemin arkasında dünya kadınlar günü gibi özel günlerin pek çok etkisi bulunur. Dünya Kadınlar Günü kadının kutsal ve en temel haklarının alınması için belirleyici unsurlardan biri olmuştur. Birleşmiş Milletler Birliğinden önce Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği bu hususlarda henüz XX. Yüzyılın başlarında daha pek çok harekette çoktan bulunmuşlar ve eyleme geçmiş vaziyettelerdi. Dünya Kadınlar Gününün anlam kazanmasında ve uluslararası anlamda gerçeklik haline gelmesinde pek çok toplum ve milletin katkısı olmuştur. 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kadının toplumdaki yerini kabul ettirmesinde ve eşitliğinin talebi konusunda önemli simgelerden biridir. Erkek egemen toplumların oluşturduğu toplumlarda kadının rolünü ve önemini vurgulamak için çeşitli hareketlerce desteklenmiştir.

KADINLAR GÜNÜ TARİHİ

Dünyada 8 Mart Dünya Kadınlar Günü modern çağda kutlanıp çokça önem verilmeye çalışılırken yakın çağdan önce pek çok medeniyet kadının hakları ve özgürlüğü için çalışmalara başlamış, medeniyetlerine kadını ve kadının değerlerini dahil etmiştir. Kadının dünya üzerinde var olmuş ve hala etkisini sürdürmekte olan birçok mitte rolü tanrıçadır. Kadının mitoslarda, dinlerde, öykülerde daima yaratıcı modeli olarak bulunup anlam olarak doğanın bir sembolü haline gelmiştir. Kadın kadim ve medeniyet anlamında üst düzey olan toplumlarda ilahlaştırılıp rol olarak birçok önemli yerlere dahil edilmiştir. Kadının tarihte anlamı her zaman muhafaza edilmiş ve dünya toplumlarının gözdesi konumunda olmuştur. Kadının her coğrafyada etkin bir şekilde tanrı olarak tasvir edilmesi tesadüf değildir. Tarihi ve arkeolojik çalışmalar bize pek çok açıdan yeni değerlendirme fırsatlarını tanımaktadır. Kadın için çizilmiş, söylenmiş her söz her eser ne kadar eskiye giderse kadın o derecede yüksek bir varlık olagelmektedir. Kadın bilinen en eski tarihten beridir Anadolu’da, Asya’da, Mezopotamya’da hatta uzak kıtalar ve konumlarda hep aynı biçimde gözümüze çarpmıştır.

Kadın bilimin de hâkim olduğu konular üzerine pek çok açıdan erkeğe göre daha üstün meziyetler ve roller göstermekte üstlenmektedir. En eski medeniyetlerden bugünümüze kadar gelecek olursak daha birçok medeniyetin bu konularda ne denli önemli çalışmalar ve bilgi örneklerini sergilediklerini görebiliriz. Mezopotamya medeniyetleri olan birçok icadın, buluşun çıktığı adeta dünya tarihi adına devrimlerin uyandırıldığı çağlarda kadın adına putlar, heykeller, mabetler inşa edilmiştir. Kadının egemen olduğu toplumların uygarlıkların eserleri bugünümüze kadar gelmiştir. Kadını önemseyen toplumlar aynı zamanda daha huzurlu yaşarlardı. Sümerlerde kadının toprak sahibi tüccarlar olabilmesi, mülkiyet hakkının sınırsız olması, çok eşli olabilmesi gibi durumlar bugünden bile bakınca tuhaf karşılanmaktadır. Yine Asya toplumlarından biri olan eski Türklerde kadının rolü çok daha önemliydi. Kadınlar sadece sosyal hayatta değil idari yönetimde bile güç sahibi taraflardan biri halindelerdi. Kadınlar erkeklerle tamamen eşit haklara sahip eşit koşullarda yaşarlardı. Devlet yönetiminde bulunan kadınlar savaşlara dahil olabilirlerdi. Çeşitli medeniyetlerde kadın varis olarak bulunurdu. Kadın veli olarak bulunabilir soyu üzerine alabilirdi.

KADININ GERİLEYİŞİ

Günümüze yaklaştıkça dünyadaki pek çok medeniyetin artık erkeğin lehine ve onun hükümranlığı altında yaşadığını görürüz. Yaratıcılıktan yoksun olan erkek ve soyu kadından vazgeçmiş ilkel güdüleriyle yola devam etmeyi tercih etmiştir. Erkeğin hükümranlığı altında geçen yıllarda medeniyetlerin pek çoğu zayıflamış ve pek çok değer tarihte unutulur ya da yok sayılır hale gelmiştir. Kadın arka plana itilmeye başlanmış, savaşlar pek çok yerde varlığını arttırmış, dünya nüfusu artmaya başlamıştır. Erkek egemen toplumların sayısı artınca kadının rollerinde yeni değişiklikler uygulanmaya başlamıştır. Kadın dişiliğiyle ön plana çıkarılmaya başlamıştır. Kadın doğası gereği yaratıcı konumdayken erkeğin tatmin ve güç aracı haline gelmeye başlamıştır. Kadının gözden düşüşü maalesef ki henüz milattan önceki tarihlerde bile korkunç boyutlara ulaşmıştır. Antik Yunan, Pers Krallığı, Antik Mısır gibi medeniyetlerde yaşananlar kadın için bir dönüm noktası olmuştur. Kadın her ne kadar toplum tarafından dışlanmış ve itilmiş olsa da bu medeniyetlerin alimleri, şairleri kadına pek çok kez vurgu yapmıştır. Kadının her dönemde her yerde önemi ne olursa olsun her zaman onu anmaya devam edeceğiz hiç kuşkusuz.

Nazım Hikmet

Tarih oyunca erkeğin kadını koruduğu anlatıldı sahi erkek kadını kime karşı korudu?

Dünyada dinlerin etkileri hissedilmeden önce henüz bilginin ve erdemin daha kıymetli olduğu zamanlarda kadın daha güçlü bir konumdaydı. Kadının erkek egemen toplumlarda bile kıymet gördüğü bazı noktalar bulunurdu. Kadının savaşa dahil edilmemesi onun lehine bir şey olarak görülebilir fakat esasında kadının doğurdukları arasında geçen bir kavgaydı. Kadın bu savaşı kazansa bile başka kadınlar kadınlığından eksilirdi. Bu durumda kadının bu durumdan payı yoktur. Kadının bugüne kadar 8 Mart Dünya Kadınlar gününde hak aramasına da ihtiyaç yoktu. Bu ihtiyacı erkek yarattı ve kadın çoğunlukla sessiz ve tutuklu durumda kalan taraf oldu. Toplumun genel yargılarının aksine düşünen insanlar tarafından kadının zayıfladığını ve dünya adına felaketlerden birinin bu olduğuna vurgular çoktan yapıldı. Bu bağlamda görüp örnek alıp sahiplenmemiz gereken bazı kitlelerden biri olan Filozofları asla es geçemeyiz. Kadın adına bu farkındalığın en yüksek perdesini onlarda bulabiliriz. Tarihin yönlendiricileri olan filozoflar kadının önemine dair pek çok harekette ve eylemde bulunmuşlardır. Antik Yunan filozoflarının o dönemlerde bile kadna olan vurguları pek çok kez şahit olunmuş önemli vakalardır.

MÜCADELESİ

Kadının yüzyıllardan beridir üzerine aldığı yükler ve uğradığı baskılarla pek çok hezimetin baş rolü oldu. Dinlerin etkileriyle kadının gücü iyice alçaldı. Tüm semavi dinlerin erkeğin lehine olması kadının kendi değerini yeniden kazanmasının önünde bir engel oluşturmuştur. Erkeğin bu dünyada savaşların da etkisiyle kadını mal olarak görmesi bu olayların en utanç verici sonudur. Kadın orta çağ da felaketini yaşamış ve birçok kuralar bağlı halde yaşamaya başlamıştır. Kadın orta çağda cadı ve acının kaynağı olarak görülmüştür. Hiçbir söz hakkı olmayan kadın yalnızca erkeğin elinde bulundurduğu bir mal konumundaydı. Kadının erkeğe kurbanı gerçekleştirilmiştir adeta. Kadının elin koluna geçirilmiş olan pek çok tabu ve kural artık bir sonun getirilmesini etkileyecektir. Avrupa’da yeni çağda devrimlerin etkisiyle yükselen sesler sonucu kadın artık bir makine haline getirilmiştir. Çalışan işleyen ve doğuran bir varlık olarak görülmüştür. Karl Marx gibi fikir önderleri bu durumlardan rahatsız olmuşlar ve insana başta olmak üzere kadına hak ettiği değer kazandırılmaya çalışmıştır. Ataerkil toplumlarca kadın kötü zayıf ve aşağılık bir karaktere döndrülmüştür. Kadının sesi gerçekleşen ihtilaller ve protestolar sonucu duyurulmuştur ve kötü gidişatın önü bir nebze olsun kesilmiştir. Feminizmin ortaya çıkışıyla kadın insan olduğunu hatırlamıştır. Sosyalizmin getirdiği kurallar ve fikirler neticesinde insanın toparlanışı az da olsa gözlemlenmiştir. Kadın tarih boyunca ezilmişliğinin etkisinden çıkmaya çalışmış bugünlerde ona hak ve eşitlikler sağlanmıştır. Ülkemizde Atatürk modern çağda bunun öncesi olmuş kişidir. Tüm kadınların Dünya kadınlar günü kutlu olsun.

haber oku